Ana içeriğe atla

American Gangster (2007)


Çıkış Noktası olarak "iyi ve kötü" arasındaki farkın ne kadar hassas bir çizgide yer aldığını, insanoğlunun değişimini ve temel değer yargılarını sorgulayan bir film...
Bakıldığında çok klasik bir başlangıcı olduğu sanılabilir, aksine senaryo ve oyunculuklarla Ridley Scott'ın başarmak istediği, vermeye çalıştığı mesajı kafanızda daha net canlandırabiliyorsunuz.
Genel olarak neden bahsediyor bu film diyenler içinse : 70’li yılların başında New York’ta polisler arasında yozlaşma en tepe noktasına ulaşmıştır Vietnam Savaşı da yıkıcı etkiler yapmaya devam etmektedir. Ülkeye her gün ceset torbaları içinde Amerikan askerleri getirilirken, Vietnam’da ölmeyecek kadar ‘şanslı’ olanlar ise eroin bağımlısı olarak dönmektedir. Eroini bir kere deneyenler anında bağımlısı haline gelmektedir.New York sokaklarındaki eroine susamış binlerce insanın uyuşturucu ihtiyacını karşılamak için mafya devreye girmekte gecikmez. Yozlaşmış polis yetkililerinin de yardımını alan mafya bu pazarda binlerce kilo eroin ve uyuşturucu satmakta ve milyonlarca insanı zehirlemektedir.
Beyaz sınıfa mensup seçkin ve dokunulmaz aileler, mafyayla kurdukları karlı ilişkinin görmezden gelinmesi karşılığında New York’lu hakim, avukat ve polislere milyonlarca dolar rüşvet ödemektedir. La Cosa Nostra adlı eroin ve uyuşturucu mafyasının ağları New York’un her köşesine yayılmıştır ve mafyanın gücü en yüksek noktasına ulaşmıştır.
Frank Lucas (Denzel Washington) adlı siyah bir girişimci getirdiği yöntem ve kurallarla mafyaya çağ atlatır ve giderek daha çok insanın zehirlenmesine ve uyuşturucudan ölmesine neden olur.Frank Lucas’ın sessiz ve derinden yükselişini başlangıçta kimse fark edemez.
İkinci Dünya Savaşı sonrası kente boy göstermeye başlayan siyah suç patronlarından Bumpy Johnson’un sessiz ve sakin mizaçlı yardımcısıdır. Patronunun aniden ölmesinden sonra kendi uyuşturucu imparatorluğunu kurmak için iktidar odaklarının açık kapılarını tek tek keşfetmeye başlar. Sonunda Amerika’nın kendine özgü başarı öyküsünün tamamen kendisine ait versiyonunu yaratır.Frank Lucas hiç okula gitmediği halde New York sokaklarında edindiği inanılmaz bir bilgi birikimi vardır. Kent içi uyuşturucu ticaretine hakim olurken uyguladığı zeka ürünü katı kurallara dayalı çalışma etiğini oluştururken sokaklardan edindiği deneyimi kullanmaktadır. Lucas’ın diğer uyuşturucu patronlarından en belirgin farkı, sokaklara daha nitelikli ürünü daha düşük fiyata pazarlamaktır. O artık sadece New York kentinin değil, ülkenin önde gelen suç örgütlerinin de bir numaralı yıldızı haline gelmiştir.
Kendine özgü kuralları ve ahlak anlayışı olan kanun adamı Richie Roberts (Russell Crowe), yeraltındaki uyuşturucu trafiğini kontrol edenlerin artık değiştiğini hissedecek kadar Harlem caddeleriyle iç içedir. Kentteki ünlü Mafya ailelerinin önderliğine yeni birisinin geldiğinin kokusunu almıştır. Ön sezilerini takip ederek ve iyi bir saha çalışması ve araştırması yaparak o güne kadar adı sanı duyulmamış bir siyah bir suç patronunun uyuşturucu alemine hükmetmeye başladığını keşfedecektir.
Aslında Lucas ve Roberts’in birbirine benzeyen yönleri de vardır. İkisini de kendi meslekdaşlarından ayıran birtakım sert ve katı etik kuralları vardır.Bu onları kanunlar karşısında tek başlarına bırakmaktadır. İki adamın kaderinin aynı noktada kesişmesiyle birlikte sadece birisinin kazanacağı şiddetli bir çatışma kaçınılmazdır. Üstelik yaşanacak bu çatışma, sadece onların yaşamını değiştirmekle kalmayıp New York’taki bir kuşağın kaderini değiştirecektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

AROG (2008)

AROG Cem Yılmaz'ın bizlere sunduğu son kahkaha yüklü yapımı... GORA yı izlemiş ve beğenmişseniz, Muhtemelen devam niteliğindeki bu yapım da hoşunuza gidecektir. Öncelikle filme hiçbir yorum okumadan ve önyargıları dinlemeden gitmeniz lazım... Yeni nesil komedi üstadı Cem Yılmaz, kendince oldukça başarılı bir iş çıkardığı gibi, Türk sineması sektöründe bazı taşların yerinden oynamasına da neden oluyor... Çıta her filmde bence biraz daha yükseldiğinden, formatın belirlenmesi ve izleyici çekebilmek için çok fazla detaycı / yoğun çalışma yapılması gerekiyor/gerekecek... Ben 130 Dk süre boyunca belirli bir levelin üstünde güldüm/eğlendim. Zaman zaman kurguya bağlı olarak yavaşlayan ve sizi acaba?lara sürükleyen anlar olsada, tempo iyi ayarlanmış, sonuçta 130 dk boyunca durmaksızın insanların gülmeyi beklemesi yersiz ve sağlıksız bir durum :) Filmin yapım ve senaryo aşamalarında oldukça titiz çalışıldığı, yaptığı göndermelerden dahi anlaşılabilir. (2001:Space Oddsey, Star Wars, Güncel S...

Yedek Subay Sınavı & Mülakat Notları

Yedek Subay Sınavı & Mülakat Notları Öncelikle Askerlik kavramının tanımından başlayalım: “ Mantığın bittiği yerde Askerlik başlıyor .” Evet birçoğunuz bu cümleyi duymuşsunuzdur. Hakikaten yerinde ve isabet oranı %100 bir önerme/tanım. Neden dersek, sosyolojik açıdan bakıldığında; insanoğlu varoluşundan bu yana, her çağ ve kültürde “ askerlik ” mefhumunu bir şekilde bünyesinde barındırmış, uygulamıştır. Aslında bakıldığında, emir – komuta zincirinde , verilen komutların düşünülmemesi, sorgulanmaması en doğal yaklaşım, aksi durumlarda kişileri bile bile kendi hayatları pahasına bir göreve gönderemezsiniz. Neyse, “-genelden detaya in kardeşim, başlıktaki konuya dönelim ” dediğinizi varsayarak; 03.04.2008 tarihinde Balıkesir Ordu Don.Kom . Sınav merkezindeki izlenimleri paylaşmaya başlıyorum (Sıkı durun, Artık Cambaz da Asker… :) ) -- Fiili olarak olmasa bile resmiyette 01.04.2008 tarihinden itibaren vatani görevimizi yapmak üzere yasalar önünde ASKER sayılmaktayız. -- 3. Sınav günü,...

Shoot 'Em Up (2007)

Monica Bellucci yi görünce, filmin adını duyunca, az çok da tarz olarak vurdulu kırdılı oyunları 80 li yıllarda oynamış iseniz, bu filmi seveceksiniz ;) Filmi birkaç kelime ile özetlemek gerekirse; "Aksiyon, Sınırsız Aksiyon..." Evet, farkında iseniz fazla bir tanımlama kullanmadım. Çünkü gerek yok, adamlar "-boşverelim gereksiz sıkıcı sinemasal diyalogları, babalar gibi yapalım çizgi-oyun-film karması bir yapım" demişler ve neticeye ulaşmışlar. Elbetteki filmi izlerken ; - Yok artık Lebron James ! - Bu kadar da olmaz be abi ! - Pes artık ! tarzında cümlelerin ağzınızdan dökülmesini yadırgamayın. Çünkü adamlar harbiden abartmış! Örneklersek; 1. Birsürü kişi ile ateşli çatışma halinde iken, büyük bir soğukkanlılıkla doğum için uğraşmak... 2. Hadi doğumu yaptırdın, Elde bebek, tek kurşun isabet etmeden, ben diyim 10, siz diyin 20-30 kişi alnından mıhlamak.... 3. Araçla seyir halinde arkadan gelen ve ateş eden ekibi etkisiz hale getirmek için, 2-Takla attıktan sonra ol...